Kediler, isteklerini kelimelerle anlatmadıkları için uzun süre "gizemli" sayılmışlardır. Oysa bir kedi neredeyse sürekli iletişim halindedir; kuyruğunun duruşuyla, kulaklarının açısıyla, göz kırpma hızıyla ve çıkardığı seslerin tonuyla ne hissettiğini oldukça açık biçimde söyler. Sorun kedinin sessizliği değil, bizim onun alfabesini bilmememizdir. Bu alfabeyi öğrenmek, evde geçirilen ilk haftalardan itibaren güven ilişkisi kurmayı, gereksiz stresi ve pek çok davranış problemini önlemeyi kolaylaştırır.
Aşağıda kedi dili davranış kalıplarını iki ana grupta ele alacağız: beden dili ve sesler. Yeni başlayan bir kedi sahibi için en pratik yol, bu iki grubu ayrı ayrı tanımak, sonra ikisini birlikte okumaya çalışmaktır. Çünkü bir miyavlamanın anlamı, o an kuyruğun ve kulakların ne yaptığına göre tamamen değişebilir.
Kedinin bedeni, ruh halini anlık olarak yansıtan bir gösterge panosu gibidir. Bir kediyi izlerken tek bir ayrıntıya değil, bütüne bakmak gerekir: vücut duruşu, kuyruk, kulaklar, gözler ve tüylerin durumu birlikte değerlendirildiğinde tablo netleşir.
Kuyruk, kedinin duygularını en görünür biçimde dışa vuran organıdır. Dik ve ucu hafifçe kıvrık bir kuyruk, çoğunlukla güven ve dostane bir yaklaşımı gösterir; kedi size doğru bu şekilde geliyorsa selamlıyor demektir. Kuyruğun bacak aralarına sıkıştırılması korku veya teslimiyet anlamına gelir. Hızlı hızlı sağa sola vurulan, yere çarpan bir kuyruk ise rahatsızlığın ve tahammülün azaldığının işaretidir; köpeklerdeki kuyruk sallamayla karıştırılmamalıdır. Tüylerinin kabarıp fırça gibi olması, kedinin kendini olduğundan büyük göstermeye çalıştığı, yani ciddi biçimde tedirgin olduğu anlamına gelir.
Öne dönük, dik kulaklar ilgili ve sakin bir kediye işaret eder. Yana yatık ya da geriye yatırılmış kulaklar huzursuzluğu, tamamen arkaya yapışmış kulaklar savunma ya da saldırı öncesi gerginliği anlatır. Gözlerde ise bebek büyüklüğü önemlidir: aniden büyüyen gözbebekleri heyecan, korku veya avlanma dürtüsünü; incecik bir çizgiye dönüşen gözbebekleri parlak ışığın yanı sıra gerginliği gösterebilir. Kediniz size bakıp yavaşça gözlerini kısıyor ya da kırpıyorsa bu, kedi dünyasının en nazik iltifatlarından biridir; aynı şekilde yavaşça göz kırparak karşılık verebilirsiniz. Öne doğru gerilmiş bıyıklar merakı, yüze yatırılmış bıyıklar ise çekingenliği ifade eder.
Kedinin bacağınıza yanağını ve gövdesini sürtmesi hem koku bırakma hem de sosyal bağ kurma davranışıdır; sizi kendi çevresinin bir parçası olarak işaretliyor demektir. Ön pençelerle yumuşak bir yüzeyi ritmik biçimde yoğurmak, yavrulukta emzirme dönemine dayanan bir rahatlama davranışıdır. Sırt üstü yatıp karnını göstermesi genellikle güven belirtisidir, ancak bu her zaman "karnımı okşa" davetiyesi değildir; birçok kedi için karın hassas bir bölgedir ve dokunmak ani bir tepkiyle sonuçlanabilir. Bu tür sınırları öğrenmek, özellikle eve yeni bir hayvan getirmeye hazırlanan kişiler için ilk günlerin en değerli bilgisidir.
Kediler kendi aralarında ağırlıklı olarak beden dili ve kokuyla iletişim kurar; miyavlama ise büyük ölçüde insanlarla konuşmak için geliştirdikleri bir yöntemdir. Bu nedenle her kedinin kendine özgü bir "kelime dağarcığı" oluşur ve zamanla siz de bu sözlüğü tanımaya başlarsınız.
Kısa ve tiz bir miyavlama genellikle selamlamadır. Uzayan, tekrarlayan ve giderek ısrarlı hale gelen miyavlamalar bir istek bildirir: yemek, kapının açılması, ilgi. Alışılmadık derecede sık, sesi değişmiş ya da geceleri artan miyavlama ise sıkıntı işareti olabilir; iştah, tuvalet düzeni ve hareketlerdeki değişikliklerle birlikte değerlendirilip gerekirse veteriner kontrolü düşünülmelidir. Hayvanlarda sağlık sorunlarının belirtileri çoğu zaman davranış değişikliği olarak başlar.
Mırlama çoğunlukla memnuniyeti anlatır, ancak kediler ağrılı ya da stresli anlarda kendilerini sakinleştirmek için de mırlar. Bu yüzden mırlamayı tek başına değil, vücut duruşuyla birlikte okumak gerekir. Tıslama ve hırlama net bir "uzaklaş" mesajıdır ve cezalandırılmamalı, aksine kediye alan tanınmalıdır. Pencere kenarında kuş görünce çıkarılan kısa, kesik kesik "çatırdama" sesi ise avlanma dürtüsünün heyecanına bağlı doğal bir tepkidir.
Tırmalama; tırnak bakımı, kas gerginliğini atma ve bölge işaretleme işlevi görür. Kedinin bunu yapmasını engellemek yerine, uygun bir tırmalama tahtası sunmak ve tercih ettiği noktaya yerleştirmek daha etkilidir. Benzer şekilde ani koşuşturmalar, gece hareketliliği ve ev içinde "avlanma" oyunları enerji fazlasının işaretidir; düzenli oyun seansları ve evcil hayvanlar için fiziksel aktivite alışkanlığı bu davranışları belirgin biçimde dengeler. Beslenme düzeninin de ruh haline etkisi vardır; kedi beslenme rehberindeki öğün düzeni önerileri, sürekli yemek isteyerek miyavlayan kediler için işe yarar bir başlangıç noktasıdır.
Kedi dilini öğrenmenin kestirme yolu yok; ama gözlem yaparak kısa sürede ilerlemek mümkün. Kedinizin s